Hakkımızda

Çıkarken…

21. yüzyılda bilim baş döndüren bir hızda ilerlemeye devam ediyor, ama bilim dünyasındaki insanlar çalışmalarının çıkarımları konusunda yeni yeni girişimlerde bulunuyorlar. C.P.Snow İki Kültür kitabının 1963 yılındaki ikinci baskısına “Üçüncü Kültür”ün ortaya çıkacağını umut ettiği yeni bir yazı eklemişti. Üçüncü kültür, iki kültürün arasındaki boşluğu dolduracaktı; edebi ve bilimsel entelektüeller birbirleri ile konuşabilecekti. Ancak, edebi entelektüeller ile bilim adamları arasındaki kültür ve anlayış farkı günümüzde de devam etmekte.

Genel olarak entelektüel denilince edebiyatçılar ya da kimi felsefeciler anlaşılır. Oysa insanlık tarihinde bu tuhaf bir durumdur. Öyle ya, Pisagor’a ya da Arşimet’e entelektüel dememek olur mu? Ya da Galilei’ye? Ya Einstein’a ne demeli? Kültür çok geniş bir yelpazedir. Homo sapiens atalarımızın 7 milyon yıl önce ayakları üzerine dikilmelerinden bu yana yaptıkları hemen tüm etkinlikler kültürün tanımı içine girer. İki taşla ceviz kırmaktan, taş balta imal etmeye, mağara duvarlarına resim çizmekten tarımın keşfine kadar bizi insan yapan tüm davranışlarımız aslında bizim kültürümüzü de tanımlar. Şüphesiz bilim ilerledikçe kültürümüz de çok değişti.

Aslında ortada iki kültür olduğu fikri, bütün bir insanlık tarihi düşünüldüğünde çok yeni sayılır. Belki de bunun bir nedeni günümüzde “öteki kültür”den (bilim kültüründen) olanların toplum sorunlarına ya da insana dair daha az söz söylemelerinden kaynaklanmakta. Ama diğer bir neden de edebi entelektüellerin bilime uzak duruşu. Son 30-40 yılda iki kültür cephesinde denge biraz değişmeye başladı. Pek çok harika popüler bilim kitabı genel okur tarafından beğeni kazandı, okundu. Bu durum birçok kişinin yeni ve önemli fikirlere büyük entelektüel açlık duyduğunun ve kendilerini eğitmek için çaba sarf etmeye istekliliklerinin kanıtıdır.

Ginko Bilim’in amacı üçüncü kültür ekolü doğrultusunda bilim ile halk arasındaki aracıyı kaldırarak en yeni ve derin düşünceleri meraklı okur kesimine ulaşabilir tarzda ifade etmektir. Üçüncü kültür düşünürlerinin geniş bir kitleyi cezbetmeleri yalnızca yazma yetenekleriyle ilgili değil; geleneksel anlamda kullanılan “bilim” bugün artık “popüler kültür” haline gelmeye başladı. Bir gazete ya da dergiyi gözden geçirirseniz ya insanlarla ilgili bilindik haberlere rastlarsınız ya da politika ve ekonomi alanında aynı trajedilere. İnsan doğası yavaş, bilim ise hızla değişir ve değişim dünyayı geri dönülmez biçimde değiştirerek gerçekleşir. Günümüzde değişim hızının tepe yaptığı bir çağda yaşıyoruz. Artık bilim medyada (ve sosyal medyada) büyük haber olmuştur.

Aydının toplumdaki rolü iletişimi de içerir. Aydınlar sadece bir şeyler bilen kişiler değil, farklı görüşleri sentezleyen ve nesillerinin düşüncelerini şekillendiren insanlardır. Ginko Bilim’in hedefinde bu sentezlerini halka aktarmak da vardır; onlar yeni kamu aydınlarıdır. Günümüzde artık entelektüeller kaos kuramından, fizikten, moleküler biyolojiden, yapay zekadan, yapay yaşamdan, nöral ağlardan, büyük patlamadan, evrenin kaderinden, süper sicimlerden, biyoçeşitlilikten, nanoteknolojiden, insan genomundan, sıçramalı evrimden, bulanık mantıktan, Gaia hipotezinden, sanal gerçeklikten vb habersiz kalma lüksüne sahip değildir. Bunlar, gezegendeki herkesin hayatını etkileyecek konular. Bu konulardan habersiz kalan aydınlar topluma bir şey aktaramaz, fikir üretemez.