Bilgi ve Evrim: Bilgi Çağında Gerçeği Aramak

Engin Bermek

Günümüzün maddiyatçı dünyasında bilgi sözcüğü genelde toplumsal ve iktisadi başarıların altında yatan, iletilebilen, paylaşılabilen ve de ölçülebilen, hesaplanabilen nesnel bir varlığı çağrıştırır. Oysa bilgi insan zihninin öznel bir ürünüdür; insanın bilinciyle deneyimlediği bir olgunun altında yatan düzenliliği kavraması ya da o düzenliliği kendi zihninde yaratmasıyla ortaya çıkar.

Bilginin temelinde buna göre örüntü ve düzenlilikler yatar. Bunlar evrenin başından beri var olmuş, maddi varlıkta vücut bularak form/biçim verici nitelikleriyle (Latince kökeni de form/biçim vermek anlamına gelen) informasyon niteliğini kazanmışlardır. Biyolojik evrim sürecinde informasyon canlılarda da vücut bulmuş, onlara biçim ve işlev kazandırmış, davranışlarına düzen vermiştir. Artırımlı bir geri besleme süreci ortaya informasyonu giderek daha büyük yetkinlikle işleyen canlıları, bunların etkinlikleri de ortaya daha da gelişmiş informasyon türlerini çıkarmıştır. İnsanlar ise informasyonu bilgiye dönüştürme, bilgiyi paylaşma ve amaçları doğrultusunda kullanma yetenekleriyle biyolojik uzamı aşan bilişsel ve kültürel evrim sürecini başlatmış, onu bilimsel, teknolojik ya da sanat temelli bilgi gibi, gelişmiş türlerine dönüştürme becerisini göstermişlerdir.

Kitap bu süreci çözümlemeye yönelik bir girişim olacaktır.

 200,00

Kitap Detayları

Cilt Tipi

Karton Kapak

İlk Baskı Tarihi

Mayıs 2023

Baskı Sayısı

1. Basım

Sayfa Sayısı

404 Sayfa

Dil

Türkçe

Ebat

16 x 24 cm

ISBN

9786258362053

Yazar Hakkında

Engin Bermek

Engin Bermek

Prof. Engin Bermek, 1958 yılında Robert Kolej’den, 1964 yılında Heidelberg Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun oldu. Doktorasını 1966 yılında aynı üniversitede tamamlayan Bermek, 1968-1974 yılları arasında Max-Planck Deneysel Tıp Enstitüsü’nde araştırmacı olarak çalıştı. 1973 yılında doçent olan Bermek ertesi yıl İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Biyofizik Kürsüsü’nde göreve başladı. 1979 yılında profesör unvanını aldı ve emekli olduğu 2006 yılına kadar bu kürsünün başkanı olarak görev yaptı. İlk kurulduğu tarihten (1978) itibaren beş yıl boyunca Boğaziçi Üniversitesi Biyoloji Bölümü’nün danışmanlığını yapan Bermek ayrıca TÜBİTAK-MAM Temel Bilimler Araştırma Enstitüsü’nde 1984-1992 yılları arasında Biyoloji Bölümü başkanlığı görevini yürüttü. 1992-2000 yılları arasında ise bu enstitüyü yönetti. 1986 yılında TÜBİTAK Bilim Ödülünü kazanan Bermek, 1987 yılında Biyofizik Derneği’nin kuruluşuna öncülük etti. 1993 yılında Türkiye Bilimler Akademisi’nin kurucu ve ilk asli üyelerinden biri oldu. 1998 yılında Avrupa Moleküler Biyoloji Örgütü’ne üye seçilen Bermek, 2000-2008 yılları arasında Türkiye Bilimler Akademisi’nin başkanlığını yaptı.

Günümüzün maddiyatçı dünyasında bilgi sözcüğü genelde toplumsal ve iktisadi başarıların altında yatan, iletilebilen, paylaşılabilen ve de ölçülebilen, hesaplanabilen nesnel bir varlığı çağrıştırır. Oysa bilgi insan zihninin öznel bir ürünüdür; insanın bilinciyle deneyimlediği bir olgunun altında yatan düzenliliği kavraması ya da o düzenliliği kendi zihninde yaratmasıyla ortaya çıkar.

Bilginin temelinde buna göre örüntü ve düzenlilikler yatar. Bunlar evrenin başından beri var olmuş, maddi varlıkta vücut bularak form/biçim verici nitelikleriyle (Latince kökeni de form/biçim vermek anlamına gelen) informasyon niteliğini kazanmışlardır. Biyolojik evrim sürecinde informasyon canlılarda da vücut bulmuş, onlara biçim ve işlev kazandırmış, davranışlarına düzen vermiştir. Artırımlı bir geri besleme süreci ortaya informasyonu giderek daha büyük yetkinlikle işleyen canlıları, bunların etkinlikleri de ortaya daha da gelişmiş informasyon türlerini çıkarmıştır. İnsanlar ise informasyonu bilgiye dönüştürme, bilgiyi paylaşma ve amaçları doğrultusunda kullanma yetenekleriyle biyolojik uzamı aşan bilişsel ve kültürel evrim sürecini başlatmış, onu bilimsel, teknolojik ya da sanat temelli bilgi gibi, gelişmiş türlerine dönüştürme becerisini göstermişlerdir.

Kitap bu süreci çözümlemeye yönelik bir girişim olacaktır.